11 Mart 2012 Pazar Günü Yapılan Yeterlik Sınavında Kitaplarımızdan 35 Soru çıkmıştır. 29 ise Konu Anlatımından Çıkmıştır. Yani Yeterlik Sınavına Kitaplarımızdan Hazırlananlar Toplamda 64 Soruyu Çok Rahat Yapabilmişler Demektir. Mülakat’ta Tüm Arkadaşlara Başarılar Dileriz. TİBYAN YAYINCILIK. KİTAPLARIMIZDAN ÇIKAN SORULAR: 1. Sakin nûn, vav (و) veya ye (ي) harfine aynı kelimede uğrarsa ne tecvidi olur? A) İdgâm-ı maalgunne B) İzhâr C) İdgâm-ı bilâgunne D) İklâb 2. (ماءً)’de nasıl vakıf yapılır? A) Hemzeyi uzatarak B) Hemzeyi uzatmadan C) Hemzeyi tenvinli okuyarak D) Hemze üzerinde medd-i tabîî yaparak 3. Maba’di (kendisinden sonrası) ile lafız ve mana yönünden, alakası bulunmayan bir kelime üzerinde yapılan vakıflara ne ad verilir? A) İhtiyari Vakf B) Iztırari Vakf C) Tam Vakf D) Kabih Vakf 4. Yâsîn sûresinin 79. âyetindeki “Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?” şeklindeki inkârcıların sorusuna Allah nasıl cevap vermektedir? A) Kâfirler için elem verici bir azap vardır. B) Allah’ın her şeye gücü yeter. C) Onları ilk defa yaratmış olan diriltecek. D) Onun her şeye gücü yeter. 5. Dört mezhebe göre, abdestte niyetin hükmü konusunda hangisi doğrudur? A) Dört mezhebe göre de farzdır. B) Dört mezhebe göre de sünnettir. C) Hanefi mezhebinde niyet farz değil, diğer üç mezhepte farzdır. D) Hanefi mezhebinde farzdır, diğer üç mezhepte değildir. 6. Aşağıdaki seferilikle ilgili bilgilerden hangisi yanlıştır? A) Hanefilere göre, vatan-ı süknâ, yolcunun 15 günden az kalmayı planladığı yerdir. B) Hanefilere göre, seferi kimsenin namazlarını kısaltması azîmettir. C) Şafiîlere göre, yolculuk cem’ için mazeret kabul edilmiştir. D) Şafiîlere göre, sefer mesafesi üç gün üç gecelik yoldur. 7. Cenaze namazının rükünleri Hanefilere göre hangisinde doğru verilmistir? A) Dua ve Tekbir B) Salavât ve Hamd C) Tekbir ve Niyet D) Kıyam ve tekbir 8. Zekât konusu olan malın bir yıl sahibinin elinde bulunmasına ne ad verilir? A) Yıllanma B) Havelân C) Havaic D) Havli Havelân 9. Hac ve umre ibadeti esnasında kesilen kurbana ne ad verilir? A) Hedy B) Zebh C) Nahr D) İhsar 10. Kunut duasını sabah namazının farzında rükûdan sonra ayakta okuyanlar kimlerdir? A) Hanbeliler B) Hanefiler C) Zahiriler D) Sâfiî ve Mâlikiler 11. Hanefîler’e göre ramazan orucu, nafile oruçlar ve vakti belirtilmiş adak (nezr-i muayyen) oruçlarının niyet etme vakti ne zamandır? A) Gün batımından başlayıp ertesi günün kuşluk vaktine kadar devam eder B) Öğle vakti girdikten sonrasına kadar devam eder C) Yatsıdan sonra başlayıp ertesi günün kuşluk vaktine kadar devam eder D) Gün batımından başlayıp ertesi günün öğle namazının sonuna kadar devam eder 12. Zekâta tâbi mallarda aranan şartlardan biri de, o malın üzerinden bir kamerî yılın geçmiş olması şartıdır. Buna ne denir? A) Öşür B) Nema C) Havelânü’l-havl D) Havelânü’s-sene 13. “O’nun benzeri hiçbir şey yoktur” âyetine göre, kelâm âlimlerince Allah’ı yaratılmışlardan tenzih için kullanılan terim hangisidir? A) Muhalefetün li’l-havâdis B) Vahdâniyyet C) Kıyam bi nefsihî D) Tekvin 14. İslam dininde inanılması farz olan hususları ve iman esaslarını ifade etmek için kullanılan terim hangisidir? A) Kelam B) Felsefe C) Akâid D) Tasavvuf 15. “Dağ ve tepenin yüksek kısımları” anlamına gelir. Cennetle cehennemin arasında bulunan sûrun ve yüksek kısmın adıdır”. Bu yerin nedir? A) A’râf B) Haşir C) Hâviye D) Berzah 16. Akabe Bîâtı’nın ardından Medine’ye gönderilen ve oradaki Müslümanlara İmamlık yapan sahabi aşağıdakilerden hangisidir? A) Mus’âb bin Umeyr B) Amr bin Selime C) Salim bin Avf D) Ebû Huzeyfe 17. “Gazvetü’l-Usre” (zor sefer) hangi sefer için söylenmiştir? A) Tebük Seferi B) Hayber Seferi C) Mute Seferi D) Huneyn Seferi 18. Hz. Peygamber’in bizzat katılmadığı seferlere ne ad verilir? A) Gazve B) Seriyye C) Humus D) Nedve 19. Fıkıh literatüründe kadınların cemaatle namazda erkeklerle aynı saf ve hizada olmasına ne denir? A) Muhâzâtü’n-nisâ B) Mukarabetü’r-Ricâl C) İstinka D) İnzal 20. Ebû Hanife’ye göre, namazda imama uyma dediğimiz iktidâ konusuyla ilgili bilgilerden hangisi yanlıştır? A) Farz kılan nafile kılana uyabilir. B) Abdestli, teyemmümlü-ye uyabilir. C) Ayakta duran, oturana uyabilir. D) Mukîm, seferiye uyabilir. 21. “Birinci tekil şahıs zamiri olan (أنا) üzerinde durulduğunda ……. …… …… …… …… …..” cümlesindeki boşluk nasıl doldurulabilir? A) Elif üzerinde Medd-i Tabiî yapılarak durulur B) Kasır yapılarak durulur C) Sekte yapılarak durulur D) İşmam yapılarak durulur 22. “Sakin Nûn’dan sonra aynı kelimede (و ) veya (ى) harflerinden birisi geldiğinde ortaya çıkan tecvid hükmüne……. …… …… denir” Cümlesindeki boşluk nasıl doldurulabilir? A) İklâb B) İdğâm-ı Bilâğunne C) İdğâm-ı Maalğunne D) İzhâr-ı Kelime-i Vâhide 23. (لَكُمْ دِينُكُمْ) kelimesinde ne tecvidi vardır? A) İhfa B) Sâkin Mîm’in İzhârı C) İzhar D) Sâkin Mîm’in İhfâsı 24. “Medd-i Munfasıl’da “aslî med” üzerine med ilave etmenin hükmü ……..dir” cümlesindeki boşluk nasıl doldurulabilir? A) Câiz B) Vâcib C) Mekrûh D) Müfsid 25. “ وَالسَّمَاءَ بِنَاءً” ayetini okurken durursak, ayetin sonundaki tenvin nasıl okunur? A) Hemze ve tenvin okunmaz B) Hemze cezmedilir ve uzatılmaz C) Tenvin tam olarak okunur D) Tenvin elife dönüşür ve uzatılır 26. Kendisinden sonrası ile lafzen ve manen ilgisi olmayan bir kelime üzerinde yapılan vakfa ne denir? A) Vakf-ı Tam B) Vakf-ı Kâfi C) Vakf-ı Hasen D) Vakf-ı Kabih 27. “…….………… I. Akabe Bîâtının ardından Medine’ye gönderilen ve oradaki Müslümanlara imamlık yapan ilk İslâm davetçisidir”. Bu cümledeki boşluk nasıl doldurulabilir? A) Mus’ab b. Umeyr B) Amr b. Selime C) Salim b. Avf D) Ebu Huzeyfe 28. Efendimizi vefatından sonra kim yıkamıştır? A) Hz. Osman B) Hz. Bilal C) Hz. Ali D) Hz. Talha 29. Aşağıdaki kavramlardan hangisi cenaze bahsi ile ilgili değildir? A) Telkin B) Telfik C) Teşyi’ D) Muhtazar 30. “Mümkün olan ve geleceğe ait bir şey hakkında yapılan yemindir ve bozulduğu takdirde keffâret gerekir”. Bu yemin türü hangisidir? A) Yemin-i Gamûs B) Yemin-i Lağv C) Yemin-i Mün’akit D) Yemin-i Hata 31. “Allah'ın birliğini, Hz. Muhammed'in peygamberliğini ve onun, Allah'tan getirdiklerini kabul ettiklerini söyledikleri hâlde, kalpten inanmayanlara, akıllarınca Allah’ı ve müminleri aldatmaya çalışanlara ….. denir”. Bu cümledeki boşluk nasıl doldurulabilir? A) Müşrik B) Münâfık C) Mürted D) Kâfir 32. “Allah Teâlâ’nın yaratılmışların hiç birine benzememesi veya sonradan olan şeylere benzememesi” anlamına gelen sıfatı ………..’dir”. Bu cümledeki boşluk nasıl doldurulabilir? A) Muhâlefetün li'l-havâdis B) Kıyâm bi-nefsihî C) Kıdem D) Bekâ DOLAYLI OLARAK ÇIKAN SORULAR: 33. “…….………… I. Akabe Bîâtının ardından Medine’ye gönderilen ve oradaki Müslümanlara imamlık yapan ilk İslâm davetçisidir”. Bu cümledeki boşluk nasıl dolduru-labilir? A) Mus’ab b. Umeyr B) Amr b. Selime C) Salim b. Avf D) Ebu Huzeyfe 34. Medd-i Muttasılın hükmü niçin vaciptir? A) Muhtelefun fih olduğu için B) İçinde med harfi olduğu için C) Muttefekun Aleyh olduğu için D) Bir kelimede vaki olduğu için 35. “..... bir kimsenin kendisini davranışlarının zararlı veya kötü neticelerinden koruması demektir.”. Boşluğa en uygun düşen kavram hangisidir? A) İman B) Takva C) Ameli Salih D) Havf ve’r-ra KİTAPLARIMIZIN KONU ANLATIMI BÖLÜMÜNDEN ÇIKAN SORULAR: 1. Boğaz Bölgesi: Boğaz bölgesinde üç çıkış noktası vardır. Her bir noktadan ikişer olmak üzere altı harf çıkar. Bunlar: Hemze ile Hê (هـ-أ): Boğazın en alt kısmından çıkarılır; ince seslidir. Hâ ile Ayn (ح -ع): Boğazın ortasından, gırtlaktan çıkarılır. Kalın sesli gibi görünen bu iki harf aslında ince seslidir. Hâ ile Ğayn (خ-غ): Hâ harfi hırıltılı (boğuk) bir şekilde; Ğayn harfi ise, Türkçe’deki yumuşak ğ harfine benzer şekilde telâffuz edilir ve her ikisi de kalın seslidir. 2. İdğam-ı Mütecaniseyn: Mahreçleri bir, sıfatları farklı olan iki harf yan yana gelir, birincisi sakin ikincisi harekeli olursa idğam-ı mütecaniseyn olur. Birinci harf, ikinci harfe idğam edilir. Bu, 3 grup ara-sında meydana gelir: a. ط د ت. Örnek: (اثقلت دعوالله), (اعبدتم), (وقالت طائفة), (احطت). b. ظ ذ ث . Örnek: اذ ظلموا (Kur’an’da bir örneği vardır) 3. Sakin mim’den sonra ب harfi gelirse İhfa-i Şefevi (dudak ihfası) olur. 4. Sakin nun veya tenvinin (ي م ن و) harflerinden nun ve mim’e idğamı tam, yâ ve vav’a idğamı ise nakıs yapılır. Tam idgam halinde, idgam olunan sakin nun veya tenvin’in zatı ve sıfatı, kendisine idgam edi-len harfin (mim ve nun) içinde tamamen kaybolmaktadır. Nakıs idgam halinde ise, idgam olunan harfin zatı ve sıfatı; vav ve ye’de tamamen kaybolmaz, yarı yarıya görü-nür. Böyle bir durumda ses hem ağızdan, hem de burun-dan gelir. Tam idğama örnek: (مَلِكًا نُقَاتِلْ), (فَضْلاً مِنَ اللهِ ) Nâkıs idğama örnek (خَيْرًا يَرَهُ), (مِنْ وَرَائِهِمْ ) 5. Kur’an-ı Kerim’de bulunan (انا) kelimelerinde vakıf, elif üzerine yapılır. 6. Elfâz-ı Küfür: Elfâz'ın te-kili olan lâfız; söz, sözcük ve ifade demektir. Küfür ise “kefera” fiilinden mastar olup, sözlükte; bir şeyi örtmek an-lamına gelir. Kalbindeki ima-nını örten kimseye de bu yüz-den “münkir” veya “kâfir” de-nilmiştir. Bir terim olarak, ki-şiyi küfre düşüren ve dinden çıkmasına sebep olan sözlere “elfaz-ı küfür” adı verilir. 7. AKÂİD İLMİ: Akâid “akîde” kelimesinin çoğuludur. Sözlükte düğüm bağlamak, düğümlemek ve kesinlikle inanılan şey anlamlarına gelir. “İslâm akâidi” İslâm dininde inanılan hususlar mânâsına gelir. Bunlara “îmân esasları” denir. Îmân esaslarını ihtiva eden ilme de “akâid ilmi” denir. Akâid ilmi, Allah’ın varlığından, sıfatlarından, fiillerinden bahseden bir ilimdir. 8. İsbât-i vâcib: İslam’da Allah’ın varlığını ispatlamak için yapılan tüm faaliyetlerdir. İsbât-ı Vâcip delilleri şunlardır: a. Hudûs Delili b. İmkân Delili c. Nizam Delili d. Fıtrat Delili 9. el-Esmâü’l-Hüsnâ: En güzel isimler demektir. Allah’ın bazı isimleri ve anlamları şöyledir: Kâbız (ruhları kabzeden, can alan) demektir. 10. Azîm (azametli olan) demektir. 11. Teşrii irade: Allah’ın bu iradesi sebep ve şarta bağlı olup insanların iradeleri ile birlikte cereyan eder. Bu irade, insanların işlerini yürütmeleri ve fiillerini yapmaları için onlara güç ve izin verme anlamındadır. İnsan bir iş yapmak, bir davranışta bulunmak isterse Allah o insana izin ve güç verir. 12. Fıtrat Delili: Allah’ın varlığını ispatlamak için, insanın fıtraten Allah inancına sahip olduğu görüşüne dayanır. Kur’ân-ı Kerîm Allah’ın varlığını, insanlar tarafından tabii olarak kabul edilecek bir konu olarak telâkki eder. “Kabûl-i âmme” veya “Fıtrat-i selîme” diyebileceğimiz bu delile erken dönemlerde dikkat çekenlerden biri de Mutahhar b. Tâhir el-Makdisî’dir. 13. Mucize: Aciz bırakan iş anlamına gelir. İnsanların benzerini mey-dana getirmekten aciz kalacakları ve âdeta meydan okuma şeklinde, peygamberlik iddiasında bulunan zattan adetin hilafına ve tabiat kanunlarının aksine olarak zuhur eden harikulâde olaylara denir. Hz. Peygamberin nübüvveti esnasında ortaya koyduğu mucizeleler, manevî (aklî), hissî (maddî) ve haberî olmak üzere üç şekilde sınıflandırılmıştır. Manevî mucizeye en büyük örnek Kur’ân’dır. Hissî mucize olarak Hz. Peygamber’in nübüvvet mührü, Ay’ın ikiye bölünmesi, parmaklarının arasından suyun akması, bir ziyafet esnasında zehirlenmek istenince olaydan haberdar olması; haberî mucizeler için de Hz. Peygamberin Mekke’nin fethi, İslâm’ın tebliği ve meydana gelen savaşlarla ilgili açıkladıkları haberler örnek olarak gösterilebilir. 14. Kesb kulun fiil ve amelinin yaratılışı konusunda farklı görüşlerin ortaya çıkmasıyla gündeme gelmiştir. Mâtüridî ekolüne göre kesb insan için bir sıfattır. Onun irade ve kudretine bağlıdır. Allah’ın yarat-tığı fiili, insan iradesini kullanarak kesb eder. Dolayısıyla insanın fiili, yaratma değil, kesb olarak adlandırılır. Allah’ın fiili ise yaratma olarak isimlendirilir. Yaratma, Allah’a ait olup araçsız olur. Kesb ise, kula ait olmakla araç ve aletle meydana gelmektedir. Eş’arîlere göre, iktisab hareketi insanda meydana gelen zorunlu hareket gibidir. Allah fiili yarattığı gibi, iktisabı da yara-tır. İnsanın görevi sadece iktisab etmektir. 15. Guslü Gerektiren Durumlar: a. Hükmî kirlilik hali sayılan cünüplük, b. Hayız hali c. Nifas hali. 16. Kıyam: Farz ve vâcip namazlarda ve Hanefîlerde sabah namazının sünnetinde kıyam bir rükündür. 17. Müfsidât-ı Salât: Namazı bozan şeyler anlamına gelir. 18. Telfîk: Farklı şeyleri birleştirmek anlamında kullanılır. Taklidde Telfîk: Taklit yoluyla bir mesele veya amel üzerinde iki veya daha fazla görüşün farklı hükümlerini birleştirerek tatbik etmek. İctihadda Telfîk: Bir mesele üzerinde birbirine muhalif iki görüş varken, daha sonra gelen bir müçtehidin bu ikisine uymayan üçüncü bir görüş ortaya atması. 19. Zekât Tevbe sûresinin 60. âyetinde belirtildiği gibi fakirlere, miskinlere, zekat görevlilerine, borçlulara, yolculara, Allah yolunda olanlara, kalbi İslâm’a ısındırılanlara, kölelikten kurtulmak isteyenlere verilir. 20. 40’tan 120’ye kadar koyun sahibi olan bir kişi zekât olarak 1 koyun verir. 120 koyunu olan bir Müslüman zekât olarak 1 koyun verecektir. Yani koyun ve keçiden 40–120 arası için zekât olarak bir koyun verilir. 21. Havâic-i Asliye:Ev, araba gibi zaruri ihtiyaçlar demektir. 22. Zekâtın Geçerlilik Şartları a. Niyet b. Temlik 23. Şâfiî ve Hanbelîler’e göre umrenin rükünleri a. İhram, b. Tavaf, c. Sa’y, d. Tıraş (Bunlar rükündür). 24. Vedâ Tavafı: Âfâkî (Mekke dışından gele hacı adayları) hacıların Mekke’den ayrılmadan yapmaları gereken son tavafa veda/sader (ayrılma) tavafı denir. Veda tavafı, haccın aslî vaciplerindendir. 25. Remy-i cimâr: Şeytan taşlamaya denir. Haccedenlerin bay-ram günleri Mina’da Küçük Cemre, Orta Cemre ve Akabe Cemresi adı verilen yerlere ufacık taşlar atmasıdır. Bunlara halk dilinde küçük şeytan, orta şeytan ve büyük şeytan da denilir. 26. Heyetler yılı: Senetü’l-Vüfûd demektir. 27. Hamrâu’l-Esed (8 Şevvâl 3 / 24 Mart 625) 28. Üsve-i Hasene: Resûl-i Ekrem’in Kur’an rehberliğinde geli-şen örnek yaşamıdır. 29. Takva: Allah’tan hakkıyla korkmak demektir.